Alternatifenerji.com tarafından düzenlenen “Sürdürülebilir Enerji Üretimi ve Tüketiminde Medyanın Yeri” paneli gerçekleştirildi

January 12, 2015

Alternatifenerji.com tarafından NORDEX Ana Sponsorluğunda düzenlenen “Sürdürülebilir Enerji Üretimi ve Tüketiminde Medyanın Yeri” başlıklı isimli panel, dün İstanbul Sürmeli Oteli’nde gerçekleştirildi.

 

Panelin açılış konuşmasını yapan alternatifenerji.com Genel Müdürü Senem Gencer, etkinliği 2014 yılının enerji üretim fotoğrafının çekilmesi ve 2015 yılı enerji politikalarını belirleyen etkilerin belirlenmesi ile yazılı ve görsel basında elektrik enerjisinin nasıl işlendiğini ortaya koymak amacıyla düzenlediklerini belirtti. Gencer, medyada çıkan haberlerin önemine dikkat çekerek, “Zaman zaman medyada yayınlanan haberler enerji sektörü için yıpratıcı olabiliyor. Böyle bir platformda, sektör temsilcileri ile medya temsilcilerinin bir araya gelmesi, bu açıdan çok önemli” dedi.

“Medyada enerji muhabirlerinin çalışması yönünde projemiz var”

Ekonomi Gazetecileri Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Hasan Eriş de panelde yaptığı konuşmada, dernek olarak enerjiyle ilgili eğitim programlarını izlemeye devam ettiklerini belirterek, medyada ekonomi servislerinde enerji konusunda uzmanlaşmış kadroların çalışmasının sağlanması yönünde projeleri olduğunu söyledi.

“Yenilenebilir enerjinin daha da büyümesi yönünde bir talep var”

Panelin ilk oturumu CHP Enerji Komisyonu Başkanı Necdet Pamir’in başkanlığını yaptığı “2014 yılının enerji üretim fotoğrafı, 2015 yılı politikalarını neler belirleyecek? Yazılı ve görsel basında enerji üretimi nasıl işleniyor?” başlıklı oturum oldu.  Pamir yaptığı konuşmada, enerjinin ülkelerin hem ekonomik hem de toplumsal mekanizmalarının en önemli girdisi olduğunu belirterek, enerji politikalarının ve diğer sektörlerle ilişkisinin rolüne değindi. Pamir enerji güvenliği, yeterli ve ödenebilir olması, kaynaklara zamanında erişmesi, çeşitli ve temiz kaynaklardan sağlanması, kesintisiz kalite ve verimli olması unsurlarına dikkat çekti.

Medyanın çok ciddi bir kontrol ve baskı altında olduğunu ifade eden Necdet Pamir “Bu durum, belli lobiler aracılığıyla kurulan basınla ilişkilerde açığa çıkıyor. Gazeteciler isteseler de yazamıyor. Ayrıca, gazetelerde enerjiyle ilgili bir alt yapının olması gerekiyor. Enerjiyle ilgili terimler bilinmeli” şeklinde konuştu. Türkiye’nin enerjideki en büyük sorununun yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının atıl olması ve değerlendirilememesi olduğunu kaydederek, “Türkiye’de kömür, hidroelektrik, jeotermal, rüzgar ve güneş enerjileri toplam potansiyeli ile enerji verimliliği ve mevcut santrallerin yenilenmesiyle 800 milyar kilowatt/saat’lik elektrik potansiyeli var. Türkiye çaresiz değil ama yerli kaynakların devreye alınması önemli. Çok büyüme yerine, enerjiyi verimli kullanmak, yerli kaynaklara yönelmek gerekiyor. Dış politikayla, enerji politikası dengeli olarak ele alınmalı” dedi.

“Enerji sektöründe sarsıntı yaşanıyor”

Aynı oturumda konuşan İklim Değişikliği ve Enerji Politikaları Uzmanı Baha Kuban, dünyada elektrik sektöründe yer sarsıntısı yaşandığını belirterek, “Elektrik sektörü çok ciddi dönüşümlerin eşiğinde. Şebekenin en uç kısmında, bilişimin enerjiyle birleşmesiyle ortaya çıkan yapı, çok büyük bir dönüşüme yol açıyor. Almanya 2050 yılı için toplam elektrik üretiminin yüzde 85’ini Danimarka ise yüzde 100’ünü yenilenebilir enerjiden sağlamayı hedefliyor. Yenilenebilir enerjiye yönelen ülkelerden biri de Amerika Birleşik Devletleri. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan muazzam sarsıntılar, elektrik şirketlerini dinozor konumuna getirdi. Uluslararası Enerji Ajansı, yenilenebilir enerjiyi ana akım olarak kabul etti” şeklinde konuştu.

 

Panelin konuşmacılarından  Enerji Gazetecileri ve Medya Derneği (EGAD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Hürriyet Gazetesi Yazarı Merve Erdil, enerji sektörünün manipülasyona açık ve çıkar çatışması yaşanan bir sektör olduğunu vurgulayarak, “Haberlerimizi tüm taraflara dayanarak hazırlamak, objektif olmamızı sağlıyor. Muhabirler ve editörler enerji sistemindeki eksiklikleri ve hataları dile getiriyor. Bu konudaki haberler ve yazılar sıklaştı. Rüzgar enerjisindeki uygulama hatalarına yönelik haberler göze çarpıyor. Bazı santrallerin yapımı için, Acele Kamulaştırma ve ÇED Raporu konularıyla ilgili tepki oluşabiliyor. HES’lere karşı kitlesel bir tepki meydana geldi. Kamuoyunda yenilenebilir enerjinin daha da büyümesi yönünde bir talep var. Türkiye’de güneş enerjisi sürecinin çok yavaş ilerlemesi basına yansıyor. Sektör temsilcilerinin doğru verilerle basına açıklaması çok önemli” şeklinde konuştu.

Erdil, 2014 yılının enerji basını açısından yoğun ve hareketli bir yıl olduğuna değinerek, Soma ve Ermenek’te yaşanan büyük maden facialarının ardından, kamuoyunun madencilik sektörüne yönelik ilgisinin arttığını ifade etti. Erdil, medyanın bu faciaları, muhabirler ve yazarları aracılığıyla, insan hikayelerine dayanarak, sistemdeki çarpıklıkları dile getirerek yansıttığını aktardı.

Enerji tüketiminde bireylerin duyarlılığının arttığına değinen Erdil, “Tüketicilerin enerjiye yönelik ilgileri özellikle, sosyal medyada daha yoğun olarak okunuyor.Kayıp-kaçak, zam gibi konularda, toplumun hassas olduğu görülüyor. Yargıtay’ın kayıp kaçak unsurunun dürüst tüketiciye aktarılmayacağına yönelik kararı gündemi belirledi” şeklinde konuştu. Haberlerin ağırlıklı olarak, enerji tüketimi konusunda yoğunlaştığına dikkat Erdil, tüketicilere hangi yöntemlere başvurabileceklerini ya da hangi yöntemlere başvurmayacaklarının belirtilmesinin önemine değindi. Petrol fiyatlarının düşmesinin yenilenebilir enerji sektörüne yönelik etkilerini incelemek gerektiğini belirterek, güneş enerjisinde yaşanan yatırım sürecinin ve enerji verimliliğinin daha çok gündeme gelmesinin önemli olduğunu belirtti.

Uluslararası gelişmelere de vurgu yapan deneyimli gazeteci  “Ortadoğu’daki siyasal ve toplumsal çatışmalar, Rusya ve Ukrayna krizi, Yunanistan’ın ekonomik krizi ve Doğu Akdeniz’deki sismik araştırmalar gibi birçoğunun temelinde enerji olan gelişmeler, medyada oldukça yer buldu. Bu gelişmelerin Türkiye’ye yansımaları ele alındı” diye konuştu.

“Enerjiyi niçin ürettiğimizi hiçbir zaman unutmamalıyız”

Enerji Ekonomisi Derneği Üyesi ve Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi Kemal Sarıca’da yaptığı konuşmada, “Enerjiyi niçin ürettiğimizi hiçbir zaman unutmamalıyız. Her türlü enerji kaynağı değerlendirilmeli. Dikkate alınması gereken, ürettiğimiz enerjinin maliyetidir. Bununla birlikte, rüzgar ve güneş enerjisi santrali kurarken, doğanın dikkate alınmaması olumsuz etkiler oluşturuyor. Bu çerçevede, güneş ve rüzgar santrallerinin olumsuz etkileri önceden değerlendirilerek mevzuat hazırlanmalı. Enerjide mevzuatın “yaptı-oldu” mantığıyla değil, bir planlama çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. Sarıca, “Türkiye için yenilenebilir enerji hedefi varsa, bu konuda bürokrasiyi zorlayacak haberler ve akademi araştırmaları yok. Planlama ve politika açısından eksiklikler var ama bu eksikliğin kamuoyu tarafından anlaşılması için, medya ön plana çıkmalı” dedi.

“Enerji muhabirleri ve editörleri iyi yetişmiş insanlardır”

Panelin ikinci oturumunun ana konuları :“2014 yılının temiz enerji üretimi fotoğrafı” ve “Yazılı ve görsel basında temiz enerji üretimi ve tüketimi nasıl işleniyor? “ idi. Oturumun başkanlığını yapan EGAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Millet Gazetesi Ekonomi Müdürü Ufuk Şanlı, enerji sektörünün gazetecilerin en az hata yapmak zorunda olduğu bir alan olduğunu belirterek, “enerji muhabirleri ve editörleri iyi yetişmiş insanlardır. Birçoğumuzun yüksek lisans derecesi var. Öğrenmeye en açık sektördür. Bize derdini ve bilgini anlatmak isteyen herkesi dinleyebiliriz” dedi.

Oturumda konuşan RESYAD Yönetim Kurulu Üyesi Recai Arslan ise, rüzgar enerjisinde gelişmeler olmasına karşın, mevzuatlar ve uygulamalardan kaynaklanan sıkıntılara değindi.

“Karşılıklı güç birliği oluşturmalıyız”

GÜNDER Başkanı Kemal Bayraktar panelde yaptığı konuşmada, medya ve güneş enerjisi sektörünün karşılıklı işbirliği yapmasının önemine değinerek, “Karşılıklı öğrenerek, birliktelik ve güç birliği yapmalıyız. Tek taraflı olarak, anlatılmak istenen anlatılamıyor, yansıtılan doğru olmuyor” şeklinde konuştu.

 

Etkinliğin sponsorlarından Axitec Türkiye Müdürü Atalay Yazgan da panelde yaptığı konulmada, yenilenebilir enerji konusunda, kolektif bir hareket alanının oluşturulması gerektiğini kaydederek, medya, halk ve devlet bir arada yürümek zorunda. Güneş dostlarına sahip çıkmak zorundayız” dedi.

Biyogaz Derneği Genel Sekreteri Ufuk Ünal ise  “Politika yapamadığınız zaman gerçeklere ulaşamıyorsunuz, gerçeklere ulaşamadığınızda da enerji sorunundaki sıkıntıları çözemiyorsunuz. Enerji varsa, medeniyet var. Enerji bir varlık. Yakın çevremizde gelişen tüm olaylarda enerjinin payı var. Enerjinin ekonominin üzerinde, enerji bölümlerinin olduğu, değer gördüğü uzmanların kapışıldığı bir medya arzuluyoruz. Bu tip toplantılarla medya ve sektör temsilcileri bir araya gelmeli ve ortak akıl geliştirilmeli. Bu ortak akıl çerçevesinde havuz oluşturarak, değerlendirme yapılmalı ve doğru haberlerin oluşması sağlanmalı” şeklinde konuştu.

“Tüketiciler uyanmalı”

Enerya sponsorluğunda hazırlanan ve keyifli geçen öğle yemeği sonrası yapılan “ 2014 yılının tüketici cephesi fotoğrafı. 2015 yılında durum nasıl olacak? Yazılı ve görsel basında elektrik enerjisi satışı nasıl işleniyor ? Enerji aktörleri için önem kazanan Marka Yönetimi” oturumunun başkanlığını ise “Aramızda Elektrik Var” Kitabı Yazarı ve Elektrik Piyasaları Uzmanı Figen Özer yaptı. Oturumda konuşan Tüketici Güvenliği Derneği Enerji Komisyonu Başkanı Bülent Çebin, enerji tüketicilerinin kendi haklarını savunması ve bilinçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Çebin, tüketicilerin uyuduğunu, bu durumdan yararlanıldığını dile getirerek, tüketicilerin uyanması gerektiğini söyledi.

Oturumda, Green PR Genel Müdürü Ceyda Falay da elektrik satış şirkerleri açısından Marka Yönetiminin önemi konusunda görüş ve değerlendirmelerini paylaştı.

İstanbul Barosu Enerji Komisyonu Başkanı Aslı Aydınöz ise hukuku diğer alanlardan ayıran en önemli unsurun olayı ortaya koymak olduğunu belirterek, “olayı ortaya koyamadan hiçbir sorunu çözemezsiniz. Yargıtay’ın kayıp kaçak unsuruyla ilgili verdiği karar konusunda yapılacak düzenlemelerde, EPDK’yla ilgili yetki açık ve şeffaf bir şekilde tanımlanmalı. Şu anda, EPDK’nın bu konudaki yetkisi açık ve şeffaf değil” şeklinde konuştu.

“Enerji verimliliğinde 2015 yılından umutluyuz”

 

Son oturumda ise Alternatif Enerji Genel Müdürü Senem Gencer başkanlık yaptığı son oturumda enerji verimliliği ve karbon piyasaları açısından durum değerlendirmesi yapıldı. Oturumda Skype üzerinden telekonferans sistemiyle konuşma yapan Venesco Genel Müdürü ve Enerji Verimliliği Uzmanı Arif Künar, “2014 yılında enerji verimliliği konusunda çok konuşuldu, az iş yapıldı. 2015 yılından umutluyum. Çok fazla yerli ve yabancı kuruluş enerji verimliliği konusunda, Türkiye’ye gelmeye başladı. Mevzuatta buradaki sıkıntıların atlatılması ile ilgili çalışmalar yapıldı. 2015 yılının uygulamaların yapıldığı, metodolojilerin geliştirildiği, teknik sıkıntıların yoğun yaşanmayacağı bir yıl olacağını umut ediyorum. O yüzden, enerji verimliliğinde iyi gelişmeler olacaktır” şeklinde görüşlerini açıkladı.

Künar, “Enerji verimliliği konusunda, Türkiye’de tek bir merkez olmalı. Enerji verimliliği dönüşümü gerçekleşemiyor. Türkiye, dünyadaki krizin çözülmesi için, topyekün enerji verimliliğine yönelmek, kalan enerji ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamak, eğer yine yeterli gelmezse, o zaman nükleer santrallerden ve doğalgazdan yararlanmalıdır. Bu bir paradigma ve politika değişikliği gerektirir. 2015 yılında, bu paradigmanın gerçekleşebileceğini düşünüyorum” dedi.
Etkinliğin karbon ayakizini hesaplayan ve 40 adet çam fidanı bağışında bulunarak etkinliğin karbon nötr olmasını sağlayan GTE Carbon Proje Yöneticisi Zeren Erik, gittikçe daha çok sıfır karbonlu elektrik tüketildiğini söyleyerek, bu durumun kurumlarda yeşil binaların ön plana çıkmasıyla oluştuğunu belirtti. Erik, sıfır karbonlu elektrik kullanımı kapsamında, Türkiye’de ikili anlaşmalarla alınan temiz enerjinin şebekeden ayrılmadığı için, temiz enerji olduğunun kanıtlanamayacağını söyledi.

 

Toplantının diğer bir sponsoru olan Goodwe Türkiye Direktörü Engel Taştan ise yaptığı konuşmada, fotovoltaik fabrikalarının yüzde 100 hijyen içermesi gerektiğini ifade ederek, Avrupa’daki şirketlerin bu nedenle, Türkiye’de bir üretim partneri olmaya sıcak bakmadıklarını ifade etti. Uzun vadede güneş enerjisine yatırım yapılması durumunda, sektörün gelişebileceğini kaydeden Taştan, sektörde yurt dışındaki firmalarla işbirliği yapılmasının önemine işaret etti.
Tesco Kipa Enerji Müdürü Cüneyt Güven şirketin yaptığı enerji verimliliği yatırımlarını anlattı ve bunların 2 sene öncesine oranla basında daha az yer bulmasını eleştirdi.

Alternatif Enerji Ödülleri verildi

Panelde alternatifenerji.com tarafından “Yılın En”leri de seçildi ve birer ödül takdim edildi. Ödül verilen kategoriler ve kuruluşlar :

Yılın En Havalı Şirketi:

Nordex, geçtiğimiz yılın tüm enerji etkinliklerinde bir şekilde sponsor olması, üniversitelere verdikleri destek ve Türkiye’nin büyük rüzgar projelerine imza atması nedeniyle, “Yılın En Havalı Şirketi” seçildi.

Yılın En Sıcakkanlı Şirketi:
Magmaya en yakın enerji türü olan jeotermal enerjide Türkiye’nin ilk ve büyük yatırımcılarından MB Holding‘in Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Balat, Bursa’daki Alternatif Enerji etkinliğine bizzat ve sadece bu etkinlik nedeni ile katıması, gençlerle son derece samimi ve yakın ilişkiler kurması ve iki santrali daha devreye sokması her demecinde, temiz enerjiye olan inancını yinelemesi ve sıcakkanlı olması nedeniyle, “Yılın En Sıcakkanlı Şirketi” olarak belirlendi.

Yılın En “Hızlı Koşan” Şirketi:

Hem İstanbul Maratonunda 42 kilometre hem de Türk solar piyasasındaki satışlarında başarıdan başarıya koşan Eren Ergün, Canadian Solar adına “Yılın En Hızlı Koşan Şirketi” konumunu edindi.

Yılın En “Designer” Şirketi:
Tasarladığı tüm ürünlerde, verimlilik ve temiz enerjiyi ön planda tutan ve yurt dışındaki yarışmalarda aldığı ödüllerle Hakan Gürsu’nun kurucusu olduğu Designnobis,“Yılın En Designer Şirketi” seçildi.

Yılın “Enver” İsmi:
Enerji verimliliği (EN-VER) konusunda yapılan tüm seminer, webinar, gibi etkinliklere ilk günkü heyecan ve istekle katılan, destek veren ve bu alandaki duayen isimlerinden Arif Kunar, “Yılın Enver” ödülü verildi.

Yılın En Çok BİS Yapan Şirketi:

Defalarca sektörünün en beğenilen, İnovatif ve Sürdürülebilir (B.İ.S.) şirketi seçilen Akçansa, çevreye en çok zarar veren sektörlerden biri olarak algılanan çimentoda nasıl farklı olunabileceğini göstererek, Yılın ”En Çok BİS Yapan” Şirketi oldu.

 

Please reload

Featured Posts

Türkiye'nin İlk ve En Büyük Sürdürebilir Hızlı Tren Garı Açıldı!

October 31, 2016

1/10
Please reload

Önceki Haberler